www.OkeyKolik.Net | Super Menu

  • Advertise Here
  • Advertise Here
  • Advertise Here
  • Advertise Here

Türkçe Almanya’da 2. Yabancı Dil Oluyor (haberler)…

Posted by admin | GÜNCEL HABERLER | Salı 12 Ocak 2010 4:37 am

Haber: Türkçe Almanya'da 2. Yabancı Dil Oluyor

Almanya’da Almanca’dan sonra en çok konuşulan ikinci anadil olmasına rağmen yeterli önem verilmeyen Türkçe, nihayet okullarda ikinci yabancı dil olarak okutulmaya başlanacak. Almanya’nın en büyük eyaleti olan Kuzey Ren Vestfalya (KRV) Eğitim Bakanlığı başta Türkçe olmak üzere anadillerin bütün okullarda ikinci yabancı dil olarak verilmeye başlanacağını söyledi. Bakanlıktan yapılan açıklamada, “Yeni yılın başlamasıyla göçmen kökenli gençlere verilen derslerde yeni bir anlayış yürürlüğe girdi. Bunda, özellikle veli derneklerinin yoğun desteğiyle anadil dersleri güçlendiriliyor.” denildi.

Anadil derslerinin okullarda yabancı dil olarak verileceğinin belirtildiği açıklamada “Realschule, Gesamtschule ve Gymnasium okullarında olduğu gibi Hauptschule okllarında da 2009/2010 eğitim ve öğretim yılında pilot proje olarak uygulanmaya başlanıyor.” ifadelerine yer verildi. Anadil eğitiminin önemine vurgu yapan Eğitim Bakanı Barbara Sommer, “Bir çocuk, anadiline sadece konuşma değil, yazı dili olarak da hakim olursa ilerideki meslek ve iş hayatında da şansı artacaktır. Dil çeşitliliği kültürel bir zenginliktir ve büyüyen Avrupa’da globalleşmeyi yansıtmaktadır.” dedi.

Bakanlık, anadil dersinin ikinci yabancı dil olarak öğretilmesi için öğretmenlerin istihdam edildileceğini, bunun için Almanya’da yetişmiş olanların öncelikle tercih edileceğini açıkladı. Dışarıdan gelecek öğretmenlerde ise yeterli derecede Almanca bilgisi şartı aranacak.

Gelişmeyi Türk eğitim uzmanları da sevinçle karşıladı. Konuyu Cihan’a değerlendiren Eğitimci Mehmet Önel, uygulamayı gecikmiş bir karar olrak değerlendirdi. Köln’de uzun yıllar anadil öğretmenliği yapan Önel, “Türkçe Almanya’daki okullarda her gün konuşulan bir dil. Bugün Almanya’da üç, Avrupa’da 6-7 milyon kişinin konuştuğu önemli bir anadil.” dedi. Dünyanın 7. büyük dili olan Türkçe’nin Avrupa Diller Listesi’ne alınmamasını da eleştiren Önel, Devlet Bakanı Egemen Bağış‘ın konuyu Avrupa Komisyonu’na getirmesi gerektiğini vurguladı.

KRV Veli Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Kadir Dağlar ise anadil Türkçe dersinin karneye işlenmediği için öğrenciler tarafından yeterince ciddiye alınmadığını söyledi. Bu teklifi kendilerinin bakanlığa 2000 yılında götürdüklerini bildiren Dağlar, Türk derneklerinin desteğiyle yaptıkları bu çalışmaların bugün bu sonuca ulaşılmasını sağladığını aktardı. Dağlar, yalnız Türk kökenlilerin değil Alman öğrencilerin de bu derse katılabileceğini ifade etti. Bu dersin alınabilmesi için sınıfta en az 15 öğrencinin bunu istemesi gerektiği gibi bazı şartların koşulduğunu söyleyen Dağlar, ‘anadil’ yerine ‘köken dili’ kavramının getirilmesinin risklerine işaret etti.

İsrail’den Bir Garip Savunma (haber)…

Posted by admin | GÜNCEL HABERLER | Salı 12 Ocak 2010 4:32 am

Haber: İsrail'den Bir Garip Savunma

İsrail Dışişleri Bakanlığı, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan‘ın, Lübnan Başbakanı Saad Hariri ile düzenlediği ortak basın toplantısında İsrail’le ilgili sözlerine karşılık, “Türkler’in İsrail devletine vaaz verecek en son kişiler olduğu” açıklamasını yaptı.

Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Yossi Levy açıklamasında, “Dışişleri Bakanlığı’nın Türk Başbakanı’nın aşırıya kaçan sözlerini kınadığını” belirtti. Açıklamada, “İsrail Türkiye’ye karşı saygılı olmaya özen gösteriyor, iki ülke arasında düzgün ilişkilerin devamını istiyor, ama aynı karşılığı da görmeyi bekliyor” denildi.

Açıklamada, “İsrail devleti, Hizbullah ve Hamas terörü ve füzelerine karşı vatandaşlarını koruma hakkına sahiptir. Türklere gelince onlar, İsrail devletine ve dünyanın en ahlaklı ordusu olan İsrail Savunma Kuvvetlerine vaaz verecek en son kişilerdir” ifadelerine yer verildi.

91 Stk’dan Sağduyu Çağrısı…

Posted by admin | GÜNCEL HABERLER | Pazar 10 Ocak 2010 6:30 pm

Haber: 91 Stk'dan Sağduyu Çağrısı

Diyarbakır‘da 91 Sivil Toplum Kuruluşu, son günlerde yaşanan gelişmelerle ilgili sağduyu çağrısında bulundu.

Sivil toplum kuruluşları adına açıklama yapan Diyarbakır Baro Başkanı Mehmet Emin Aktar, “Umutlarımızın ve siyasetin de çıkmaza sürüklendiği bir atmosferi yaşamaktayız. Çözüm konusunda herkesin sağduyulu bir duyarlılıkla sesinin ve çabasının ortaklaşması gerekliliğine inanıyoruz.” dedi.

Diyarbakır‘da iki gündür basına kapalı toplantı yapan sivil toplum kuruluşları ortak basın açıklaması yaptı. Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti önünde Diyarbakır‘daki 91 Sivil Toplum Kuruluşu temsilcisi adına hazırlanan açıklamayı Baro Başkanı Mehmet Emin Aktar yaptı. Aktar, çok önemli ve tarihi bir süreçten geçildiğine dikkat çekti.

Sorunların çözümüne dair umutların azaldığını belirten Aktar, ”Umutlarımızın ve siyasetin de çıkmaza sürüklendiği bir atmosferi yaşamaktayız. Çözüm konusunda herkesin sağduyulu bir duyarlılıkla sesinin ve çabasının ortaklaşması gerekliliğine inanıyoruz.” diye konuştu.

Siyasi partilerin, demokrasinin vazgeçilmez unsurları olduğunu ifade eden Aktar, “Seçilmişler bu bağlamda halkın iradesini ve halkı temsil ederler. Ancak son dönemlerde siyasetçilere, insan hakları savunucularına, belediye başkanlarına ve seçilmişlere yönelik geniş çaplı operasyonlar düzenlenmektedir.” diye konuştu.

Demokratik siyasal alanı boşaltmaya yönelik bu uygulamaların uzlaşmaya, sorunların barışçıl ve adil bir şekilde çözümü çabalarına katkı sunmadığını belirten Aktar, şunları söyledi:

“Sürekli bahaneler gösterilerek çözüm arayışları ötelenmemeli, diğer yandan insani, vicdani, hukuki tüm sorumlulukları alarak çözüm umutlarını yükseltmeliyiz. Bu çağrımız başta hükümet olmak üzere siyasi sorumluluk alan herkesedir. Kürt sorunun çözümü daha önce denenmiş olan baskıcı yöntemlerle değil, adalet, eşitlik, hukuk ve daha fazla özgürlüklerle gerçekleşebilir. Bunun için siyaset kanalları açık tutulmalı, seçilmişler ve insan hakları savunucuları bir önce serbest bırakılmalı, operasyonlara son verilerek siyasetin önü açılmalıdır. Bizler, yüz binlerin iradesine özgürlük ve eşitlik inancına yönelik bu uygulamalara karşı herkesi ortak ses vermeye, çözümün gereklerini yerine getirmeye çağırıyoruz.”

‘Konuşmazsam Kan Gövdeyi Götürür’…

Posted by admin | GÜNCEL HABERLER | Pazar 10 Ocak 2010 6:28 pm

Haber: 'Konuşmazsam Kan Gövdeyi Götürür'

İmralı’da hükümlü terör örgütü PKK’nın lideri Abdullah Öcalan, barışçıl süreç geliştirilmezse “katı-milliyetçi Ergenekoncu çizginin” Kürt-Türk çatışmasını yaratacağını ileri sürdü. Öcalan, “İşte Şubat ayı yaklaşıyor. PKK engellemek istese bile halkın tepkisinin önüne geçemez. Ben burada görüşlerimi iletiyorum. Ben konuşmazsam çatışmalar olur, kan gövdeyi götürür” şeklinde konuştu. Öcalan, söylediklerinin Kürt sorununun barışçıl demokratik çözümü için olduğunu savundu ve BDP’yi de Türkiye partisi olması konusunda uyardı.

Fırat Haber Ajansı’nın haberine göre, Öcalan avukatları aracılığıyla yaptığı değerlendirmede, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün bir tv programında “demokratik açılım açısından önemli bir çözüm fırsatının heba edildiğini; ancak henüz geç olmadığını” belirttiğini anımsattı. Öcalan, “Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e seslenmek istediğini belirterek, şunları söyledi:

“Bizim geliştirmek istediğimiz çözüm, demokratik barışçıl çözümdür. Bunu engellemeye çalışanlar var. İşte Şubat ayı yaklaşıyor. PKK engellemek istese bile halkın tepkisinin önüne geçemez. Bu süreyi iyi değerlendirmek gerekir. Çok sert ve şiddetli, kanlı durumlar yaşanmasın. Halklar arasındaki gerginlikler artırılıyor. Romanların yerlerinden zorla sürülmesi buna bir örnektir. Eğer devlete bırakılırsa bunu çok sert bir şekilde geliştirir. Eğer bu süreçte çözüm geliştirilmezse, barışçıl çözüm dışındaki yollar güçlenir. Ben burada KCK’yi de uyarıyorum, devleti de uyarıyorum; demokratik çözüm ve barışçıl süreç geliştirilmezse katı-milliyetçi Ergenekoncu çizgi Kürt-Türk çatışmasını yaratır, bunlar acımasızdır, halkları birbirine boğazlatırlar. Geçenlerde halkı taradılar, halkın üzerine ateş açtılar. Ben burada görüşlerimi iletiyorum. Ben konuşmazsam çatışmalar olur, kan gövdeyi götürür. Ben bunların önüne geçmek için görüşlerimi dile getiriyorum. ‘Bin yıllık kardeşiz’ diyorlar, ben de kardeşlik için, barış için konuşuyorum. Devletin bütünlüğüne, birliğine karşı değilim, bu yönlü bir tutumum ve konuşmam yoktur. Kürt sorununun barışçıl demokratik çözümü içindir söylediklerim.”

-”ESARET KOŞULLARINDA BİR ŞEY YAPAMAM”-

“Sayın Cumhurbaşkanının bunları iyi görmesi gerekir” diyen Öcalan, Gül’ün,

çözümde samimi, ciddi olmaları halinde, bu süreyi iyi değerlendirmesi gerektiğini ifade etti. Öcalan, “Yok biz tasfiyeyi, imhayı dayatacağız diyorsanız, PKK kendini çok iyi bir şekilde koruyabilir, yaşatabilir, bu savaşı uzun süre yürütebilir. Bunun önüne geçmek için diyalog yolunu başlatmalısınız. İşte Sönmez Köksal da söylüyor, diyalogun binbir türlü yolu var; illa benimle olmayabilir, doğrudan olmayabilir. Yeter ki ciddiyet olsun. Benim rol almam isteniyorsa bu koşulların değiştirilmesi gerekiyor. Bu esaret koşullarında ben bir şey yapamam” diye konuştu.

-”BDP’NİN BOŞLUĞU DOLDURMASI GEREKİR”

BDP’nin siyasetteki sol boşluğu doldurması gerektiğini söyleyen Öcalan, ” BDP’nin anti faşist tüm sol kesimleri, radikal demokratları kapsaması lazım. Demokrat Müslümanlar da yer alabilir. Türkiye’nin sorunlara yaklaşımda üç temel çizgi var; biri katı milliyetçi Ergenekoncu çizgi, ikincisi AKP, ABD, kısmen Avrupa ve Talabani ile Barzani’nin içinde olduğu yumuşak tasfiye çizgisi. Üçüncüsü ise radikal demokratların çizgisi” dedi. Öcalan, şunları söyledi:

“BDP Türkiyelileşmeli, Türkiye’nin tüm sorunlarını ele alan bir perspektifle çalışmalarını yürütmelidir. Daha önce de söylemiştim, feminist çevreler, çevreciler demiştim. Çeşitli kesimlerden bahsetmiştim. BDP çok renkli olmalı, Türkiye’nin renkliliğini yansıtmalı. Ben bunun için üç ilkeden bahsetmiştim; demokratik cumhuriyet, demokratik vatan, bunun içinde Kürdistan’da var, inkar edilmiyor. Ve demokratik ulus. CHP ve MHP’nin katı milliyetçi ulus anlayışına karşı demokratik ulus. Bu ilkeler etrafında biraraya gelebilirler. Bunların temsil güçleri yüksek olmalıdır.”

‘Çözümün Adresi Birlik’

Posted by admin | GÜNCEL HABERLER | Pazar 10 Ocak 2010 6:26 pm

Haber: 'Çözümün Adresi Birlik'

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ülkenin demokratik standartlarını yükseltme yönünde atılan dev adımlardan asla geriye dönüş olmayacağını belirterek, çözümsüz hiçbir sorun bulunmadığını, çözümün adresinin birlik ve bütünlük olduğunu bildirdi.

Erdoğan, Türk İdareciler Günü nedeniyle yayımladığı mesajda, ülkemizin dört bir yanında büyük bir fedakarlık ve görev aşkıyla çalışan mülki idare amirlerinin, idarecilerin azim ve gayretlerinin her türlü takdirin üzerinde olduğunu vurguladı.

Büyük medeniyet birikiminin, bugünlere taşınması ve köklü devlet geleneğinin başarıyla yaşatılmasında idarecilerin önemli bir payı olduğuna işaret eden Başbakan Erdoğan, idarecilerin, ülkenin kalkınması ve milletin huzuru, mutluluğu, refahı için yaptıkları büyük katkıların bugün olduğu gibi gelecek nesiller tarafından da şükranla yad edileceğini bildirdi.

İnsan hak ve hürriyetleri, hukukun üstünlüğü, demokrasi ve adaletin sürekli bir duyarlılık zemininde geliştiğine işaret eden Başbakan Erdoğan, ülkenin demokratik standartlarını yükseltme yönünde atılan dev adımlardan asla geriye dönüş olmayacağını bildirdi.

Vatandaşla birlikteliğin doğuracağı muazzam sinerjinin, yapılacak her işte en büyük servet olduğuna değinen Başbakan Erdoğan, mesajında şu ifadelere yer verdi:

”Siz vatandaşa güveneceksiniz, vatandaş da size güvenecek. Çözümsüz hiçbir sorunumuz yok. Çözümün adresi birliktir, bütünlüktür. Sağlam bir milletimiz, eşsiz bir ülkemiz, onurlu ve itibarlı bir devletimiz var. Yeter ki bu aidiyeti birlikte derinleştirelim. Hükümet olarak en büyük yatırımı demokrasiye ve hukuk devletine yaptık ve yaptığımız işin semeresini ekonomide aldık.

Demokrasinin beşiği olan şehirlerimizi daha mamur hale getirmek, yatırım ve üretim ortamını geliştirmek, her şehri medeniyet merkezi, cazibe merkezi kılmak hepimizin katkılarıyla sağlanacaktır. Bunu hep birlikte başaracağız.”

Sonraki Sayfa »
Oyun okeykolik.net Copyright © 2009 . Tm haklar sakldr.